Dizi-bira eğrisi

30 Mayıs 2008 Cuma



Dizilerin insanlar üzerinde ilginç etkileri olabiliyor. Kimisi bişey seyredip adam vurur ben de bira içiyorum. How i met your mother'ın yarısı barda geçtiği için birasız izlemeye dayanamıyorum. Sırf bu nedenle sabahları izlemiyorum filan. Deliriyorum sanırım.

Read more...

Akıl fikir diyorum....

27 Mayıs 2008 Salı

Geçtiğimiz günlerde şimdiye kadar bin arabayla seviştiğini itiraf eden bir adamın otomobiller ve helikopterlerle olan akılalmaz ilişkisine tanık olmuştuk. Bu defa da Fransa'nın başkenti Paris'teki dünyaca ünlü Eyfel Kulesi'yle evlenen bir kadın, herkesi şaşkına çevirdi.

Eyfel’le evlenen ve soyadını kulenin adıyla değiştiren Erika La Tour Eiffel, ABD’nin San Francisco kentinden geldi. Çılgın kadın, “Geçen yıl arkadaşlarımla Paris’e geldik. Eyfel’i görünce âşık oldum. Onunla evlendim ve çok mutluyum. Onun soyadını taşıyorum. Ama bu kadar insanın üzerine çıkmasına dayanamıyorum. Eyfel’i normal insanlarla paylaşmak gücüme gidiyor” dedi.

30 yıl önce de Eija-Riitta Berliner-Mauer isimli kadın, Berlin Duvarı’yla evlenmişti. Duvar yıkılsa da çılgın aşık “Hâlâ ruhu benimle” diyor.

Read more...

GTA IV

23 Mayıs 2008 Cuma


Oyun daha çıkmadan pek çok şey yazmıştım. Ekim'de çıkmadığı için Rockstar'a sallamışlığım da vardır.
Ama arkadaşlar ben böyle oyun görmedim. Bu kadar tam olmuş bir oyun oynamadım. Gerçekten her anında ağzınız açık kalabiliyor.
Trgamer sitesinde Orçun Köroğlu gerçekten oyunla ilgili okuduğum en iyi incelemeyi yazmış. Merak edenler okuyabilir.

Ben sadece iki olay anlatıcam. Birincisi oyunun geldiği ilk gün Can'ın 9 saat 45 dakika aralıksız oynaması. İkincisi ise Snow Storm görevinde denize atlayı can havliyle bota çıkmaya çalışmamız ve tam bu sırada azimli polisin arabasıyla kafamıza uçarak bizi öldürmesi. Bir de benim oyun içinde televizyonu seyrederken uykuya dalmam var o da apayrı bir olay.

Bu oyunu alın. Bu oyun için Playstation da alın. Gerçekten çok değiyor.

Read more...

Rob Thomas - Lonely No More

22 Mayıs 2008 Perşembe



Çok sevilesi bir şarkı daha... Slow versiyonuna Joy FM'de rast gelebilirsiniz ama bu da çok çok iyi. Youtube hala kapalı. Çıldırmak işten değil.

Read more...

Laf olsun Hıncal konuşsun...

21 Mayıs 2008 Çarşamba

Galatasaray'ın sansasyon yaratan şampiyonluğundan geriye stata aslan getirilmesi ve 'çıldırın' marşı kaldı. Stada aslan getirilmesi ve 'çıldırın' marşı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?
"Aslan getirilmesi yanlış" diyen de olabilir, "Doğru" diyen de olabilir.
Olur niye olmasın! Biz Mekteb-i Mülkiye'de İnek Bayramı yapıyorduk, mayıs ayında, İnek bulup getiriyorduk, bütün Mülkiyeliler, Ankara'da ineğin peşinde dolaşıyorduk. Kimse de bize "Vay ineğe eziyet ettiler, ineğin Ankara'nın caddesinde ne işi var" demedi. "Aslan kafese konulup, İstanbul'a gelir mi?" Yahu yüzlerce aslan kafeslerin içinde yaşıyor ve özellikle sirk aslanlarının bütün ömürleri kafeste, yolda geçiyor. Sürekli insanların içinde sirk aslanları. Sirk çadırının, stadyumdan farkı var mı? Ama dünyanın her yerinde bu tür protestolar adettir. Kendi varlıklarını belli etmek için fırsat bulurlar ve karşı çıkarlar. Galatasaray simgesi zebra olsaydı ve oraya bir zebra gelseydi karşı çıkacaklar mıydı? Fenerbahçe'nin simgesi kanarya... Türkiye'de binlerce kanarya kafeste yaşıyor. Kafes kanaryanın doğal ortamı mı? Niye 'O kanaryaları salın' diye bağırmıyorlar. Yani bir standart da yok. Kanarya kafeste olur, aslan kafeste olmaz! Yok ya; niye? Geçiniz. Türkiye'de ne yazık ki aslan sevgisinin altını çizmek için değil, kendi adlarını gazete ve televizyonlara geçirmek için fırsat kollayanlar var. Onları da ben iyi tanırım. İsimlerini de vermiyorum, bu vesileyle isimleri bir kez daha geçmesin. Benim kendilerini bildiğimi iyi biliyorlar.

Read more...

İzleyiciler

  © Blogger template Cumulus by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP