Yorumsuz

31 Mayıs 2008 Cumartesi

Read more...

Yapma Oray deme bunu

Telefon dinlenmesi olayı ciddi bir rezalet ve derinlemesine incelenmesi gereken bir konu ama ben Oray Eğin'in yazdıklarına son cümle hariç inanmıyorum.

"Mesela ben artık her telefon cızırtısından, her hat düşmesinden ürküyorum. O kadar sık başıma geliyor ki... Tam biriyle konuşmaya başlıyoruz, konuşmanın üzerinden belli bir süre geçiyor, ikimiz de sabit duruyoruz ve bir anda hat düşüyor. Genellikle de belli başlı insanlarla konuşurken oluyor bu. Bazen aşırı cızırtı görüşme yapmamızı engelliyor. Birileri beni aradığını ve telefonumun bütün gün kapalı çıktığını söylüyor, halbuki hep açık.
“Bir türlü ulaşamadım, hep telesekreter vardı” diyor. Bir arkadaşımı evinden arıyorum, faks sinyali çıkıyor; halbuki evinde faks yok ve hiç olmadı.
Turkcell’e iletiyorum bu şikayetleri, hiçbir şekilde kendileriyle ilgili olmadığını söylüyorlar. Bu da paranoyanın dozunu daha da arttırıyor.
Her gün başıma o kadar çok olay geliyor ki... Bip seslerine aşina oldum mesela hatlarda. Sanki birileri “record” tuşuna basmış gibi hissediyorum.
Ben kendisini “Aman telefonda konuşuyoruz” diye kısıtlayanlardan değilim. İnsan arkadaşlarıyla her şeyi konuşur, her şeyin esprisini yapar, kontrol etmez kendisini. Tartarak mı konuşacağım en yakın arkadaşlarımla?
Genel Yayın Yönetmeni’mle rahat rahat dedikodu yapamayacak mıyız?"
Akşam Gazetesi - 29 Mayıs 2008

İnsanların Oray Eğin'i dinlemesine gerek yok ki, konuştuğunuz bir şeyi zaten iki gün içerisinde köşesinde okuyorsunuz. Niye zahmet etsinler değil mi?

Read more...

Gecikmiş bir karikatür

30 Mayıs 2008 Cuma



Yoksa tam zamanı mı bilemedim....

Read more...

Dizi-bira eğrisi



Dizilerin insanlar üzerinde ilginç etkileri olabiliyor. Kimisi bişey seyredip adam vurur ben de bira içiyorum. How i met your mother'ın yarısı barda geçtiği için birasız izlemeye dayanamıyorum. Sırf bu nedenle sabahları izlemiyorum filan. Deliriyorum sanırım.

Read more...

Akıl fikir diyorum....

27 Mayıs 2008 Salı

Geçtiğimiz günlerde şimdiye kadar bin arabayla seviştiğini itiraf eden bir adamın otomobiller ve helikopterlerle olan akılalmaz ilişkisine tanık olmuştuk. Bu defa da Fransa'nın başkenti Paris'teki dünyaca ünlü Eyfel Kulesi'yle evlenen bir kadın, herkesi şaşkına çevirdi.

Eyfel’le evlenen ve soyadını kulenin adıyla değiştiren Erika La Tour Eiffel, ABD’nin San Francisco kentinden geldi. Çılgın kadın, “Geçen yıl arkadaşlarımla Paris’e geldik. Eyfel’i görünce âşık oldum. Onunla evlendim ve çok mutluyum. Onun soyadını taşıyorum. Ama bu kadar insanın üzerine çıkmasına dayanamıyorum. Eyfel’i normal insanlarla paylaşmak gücüme gidiyor” dedi.

30 yıl önce de Eija-Riitta Berliner-Mauer isimli kadın, Berlin Duvarı’yla evlenmişti. Duvar yıkılsa da çılgın aşık “Hâlâ ruhu benimle” diyor.

Read more...

İzleyiciler

  © Blogger template Cumulus by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP