9 Şubat 2009 Pazartesi

Reçel Anneler


Zeynep Dizdar reçel yapıp çocuk okutan iyilik meleği reçel anneler için söylüyor. 

Sabah programlarından bir enstantane. 


Read more...

7 Şubat 2009 Cumartesi

Youtube ve Moderasyon

Friendfeed'de Fatih Turan'ın bir yorumu üzerine bu yazıyı yazıyorum. Yorum şöyle:

"Youtube'daki yorumları gördünüz mü? Adamlara ne kadar da sıradan geliyor sövmek. =D Her lafın sonunda bi sövme var. Ayıp ya..."

Sonuna kadar katıldığım bu yorum aklıma bir şey getirdi.

Hemen hemen her site moderasyonlu yorumlama yapmaya izin veriyor. Youtube'da neden bu yok?

İngilizce moderasyon olabilir ama Türkçe veya başka dillerde olması gereklidir.

Yorumlar şikayet edilebiliyor ama kim uğraşır?

Youtube'un bunu cidden planlarına koyması ve uygulaması gerekiyor. İnsan kılıklı mahlukların yorum diye yazdıkları küfürler insanlara bıkkınlık verdi. Bu mahluklar Youtube gibi son on yılın en büyük işlerinden birisinin kalitesini düşürüyor. 

Youtube hissedarlarına üye sayısını gösterip hava atıyor olabilir ama nicelikten çok niteliğin önem kazandığı bir çağ geliyor. Hazırlıksız olan bir anda silinip gider ve web çöplüğü böyle çok örnekle dolu.


Read more...

6 Şubat 2009 Cuma


INC. Dergisi






Maya Medya tarafından çıkarılan Inc. dergisi ABD orijinli bir dergi. 1979 yılında ilk sayısı çıkmış. Kurucusu Bernie Goldhirsh.



Goldhirsh ilk olarak Sail dergisini kurmuş ve 10 milyon dolara sattıktan sonra INC.'i çıkarmış. INC. Incorporation kelimesinin kısaltması. Kurulum aşamasındaki şirket girişim anlamına geliyor. Dergi de tamamen girişimcilik üzerine.



Türkiye'de üçüncü sayısı çıktı. Belli bir tempoyu yakaladılar. İnternet girişimlerine biraz daha yer verseler çok daha iyi olacaklar.



Benim gibi başarı hikayeleri okumaktan zevk alıyorsanız Inc. tam sizlik bir dergi.



Türkiye edisyonunun başarısını tam olarak ABD edisyonuyla karşılaştırdıktan sonra söylemek lazım aslında.



Ben bir de Fast Company ve Wired'ın Türkçe edisyonlarını istiyorum. Tek sebebim ise yabancı edisyonların fiyatının çok uçuk olması.

Read more...

Son Bir Hafta

-Öncelikle özürlerle başlamam lazım. Blogla ilgilenemedim ama UEFA ziyareti ve kendi işlerim fazlasıyla vaktimi aldı. Bilgisayarın başında oturma fırsatı bulamadım desem yeridir. 

-UEFA ziyaretiyle başlayalım. Çok verimli geçti. Planlar son aşamaya getirildi. Anlaşmalar yapılıyor ve inşaat çalışmaları en kısa sürede başlayacak ve son 20 gün deli bir hızla devam edecek. 

-Heyecanlandırıcı bir blog açma teklifi aldım. Ve bu kez para kazanacağım. Yakında detayları sizinle paylaşırım. 

-Televidyon.com'u ne kadar sevdiğimi söylemiştim daha önce. Orada bir programım olacak. ilk çekimi dün yaptık. Yayınlandığında burada sizlerle paylaşacağım. Programın adı Kirli Sepeti olacak ve zaman zaman burada paylaştığım hoşuma giden şeyleri orada Hasan Yalçın'la birlikte tartışacağız. 

-TamSaha'nın yeni sayısında Serdar Kuzuloğlu röportajı var. Okumanızı tavsiye ederim. 

-Gripten hala kurtulamadım. Kendimi iyi hissediyorum ama burnum akıyor ve boğazlarım dolu dolu böyle. 

-HemVarımHemYokum sitesi en hızlı gelişen sitem oldu. Her program özeti sonrası 200 kişi siteye giriyor. Var Mısın Yok Musun'da yarışmak ve bir ev parası kazanmak istiyorum. Evet başvurdum.

-Krizdeyiz efsane bir program. 7,5 liraya 8 kişilik yemek yapan tipler var. 

-Yemekteyiz'de inanılmaz bir kadın var. Herhalde TV tarihinin en itici insanı. 

-UEFA.com'la ilgili güzel gelişmeler bekliyorum. Olunca sizlerle paylaşacağım



Read more...

2 Şubat 2009 Pazartesi


Çakma Montblanc



Montblanc kalemlerin hayranı çoktu. Tuzlu fiyatıyla önemli bir prestij simgesi olarak görülür. Bir Rolex saat, Moleskine defter, Svarowski mücevher gibi. 

Her prestij simgesinde olduğu gibi Montblanc'ın da taklitleri dört bir yanda.

Bunun Türkiye'deki membağı ise Kapalıçarşı. Aslında Tahtakale'de el altında da bol bol bulabilirsiniz. 

Kapalıçarşı'nın ara sokaklarında saatçilere biraz dikkatlice baktığınızda pek çok model Montblanc kalem de görürsünüz. Hepsi çakma olsa da orijinale çok yakın ve normale göre çok ucuz. 500 dolarlık bir kalemi 50 TL'den satışa çıkartıyorlar ve pazarlıkla 20 TL'ye indiriyorsunuz. 

Dükkan sahibi yemin ediyor bana gelişi 18 TL diye ama ben çok inanmıyorum. 

Bu arada Kapalıçarşı'da alınacak daha çok şeyler var. Örneğin uygun fiyata el yapımı oyuncak satan bir dükkan gördüm. Çok sayıda saatçi mevcut. Çakma kotlar, tshirler, elbiselerde Kapalıçarşı'nın olmazsa olmazları.

Vakit bulursanız gidip gezmenizi şiddetle tavsiye ederim. 


Read more...

İzleyiciler

  © Blogger template Cumulus by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP