Basınla kavga

2 Ekim 2008 Perşembe

Yanılmıyorsam Ediz Sırapınar imzalı yazı bu. Tarih 30 Eylül:

"Örneğin Aziz Yıldırım... Politikaları Kadıköy’ü karıştırdı. Yanlış transfer hamleleri Fenerbahçe’yi 20 yıl geriye attı. Sadece kafasına uyuyor diye emekliliği için gün sayan 70 yaşındaki Aragones’i tercih eden, Samandıra’da disiplin sağlayacağını düşünen başkan daha 3. hafta tesislerde balans ayarı yapmaya başladı.
Televizyon ekranlarında “futboldan da anlarım betontan da” diyerek, icraatlarından geri adım atmadı, camiaya “merak etmeyin” mesajı yolladı. Ama saha sonuçları onu hiç de doğrulamadı. İstikrarı kendine yol haritası yapan Yıldırım önce “Fenerbahçe‘yi şampiyon yapıp, kariyerimi noktalayacağım” diyen hocasının nasıl fişi çabucak çekmeye hazırlandığını açıklamalı. Başarıya aç, hırslı, hedefleri olan bir teknik adam getirmek yerine niye şöyle bir Türkiye’ye uğrayıp, banka cüzdanını kabartmaktan başka bir gayesi bulunmayan Aragones’i Zico’ya tercih ettiğini anlatmalı.
Kongre üyelerine “Paramız var harcayacağız tabii” nutukları attıktan sonra neden ikinci sınıf futbolculara yatırım yaptığının da bir izahı olmalı. Yoksa Yıldırım efsanesi hızla eriyor, bunu unutmamalı."

Bence biraz ağır ama Fenerbahçe'nin yanıtı gecikmiyor:

"Bugün tarihli Milliyet Gazetesi'nde Ediz Sırapınar adlı bir şahsın kaleme aldığı yazıda, Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım ve kulübümüzün transfer politikası yakışıksız bir üslup ile eleştiriliyor. Fenerbahçe'nin bir kez bile antrenmanını izlememiş, Samandıra'nın yerini dahi bilmeyen, maçlarımızı da tribünden ne sıklıkla izlediği tartışılır bu ve benzeri kişilerin gazete sayfaları ve köşelerinden transferler ve camiaların yöneticileri hakkında hadlerini aşan yorumlarda bulunmaları yakışık almamaktadır. Ediz Sırapınar, gazetecilik konusunda hangi eğitimi almış, hangi okuldan mezun olmuş, hangi basın kurumlarında çalışmış, hangi futbol takımlarını hangi yıllarda sürekli takip etmiş ya da futbol dünyasında aktif olarak kaç yılını harcamıştır da bu eleştirileri yapma hakkını kendinde görmektedir?.
Ancak Sırapınar'ın eleştirdiği takımımızın, hocası Sayın Aragones'dir. Aragones yıllarını futbola vermiş, Atletico Madrid'in yanı sıra, Barcelona, Sevilla, Valencia, Espanyol, Betis, Oviedo ve Mallorca takımlarında hocalık yapmış ve son olarak da İspanya Milli Takımı'nı Avrupa şampiyonu yapmış bir hocadır. Eleştirilere maruz kalan futbolcumuz Güiza dünyada futbolun en kaliteli liglerinden biri olan İspanya Ligi'nde penaltısız gol kralı olmuş ve kendini tüm dünyaya kanıtlamış bir oyuncudur. Bir diğer transferimiz Emre Belözoğlu, Türk futbolunun son yıllarda yetiştirdiği en büyük değerlerden biridir ve Avrupa Şampiyonası'nda bize gurur yaşatan Milli Takımımızın da kaptanıdır. Ediz Sırapınar adlı şahsın eleştirilerine maruz kalan transferlerimizin kariyerleri ortadadır. Peki Ediz Sırapınar hangi kariyer ve sıfatla bu eleştirileri kaleme almaktadır? Gazete yönetimlerinin ve asıl spor basını emekçilerinin de bu tarz kişilere kendi aralarında yer vermemeleri gerektiği ortadadır. Fenerbahçe Spor Kulübü'nün herkesçe malum gerçekleri ve doğrularını eleştirmek bu gibi kişilerin haddi değildir."

Bu da Fenerbahçe'den haddini aşan bir açıklama. Eleştirinin fazlası hakaret olursa onla ilgili dava açarsınız, açamayıp böyle bir açıklama yapıyorsanız da koca kulübü bir Ediz Sırapınar seviyesini indirirsiniz. Bu ülkede basınla kavgayı yapan sadece başbakan değil. Sportif anlamda da ciddi husumetler devam ediyor.

Read more...

PES 2009

Oyun çok şahane. Bağlantılar sağolsun diyorum bir kez daha.

2008'deki saçmalıkların hemen hemen hepsi kaybolmuş. Hakemler hala gereksiz kartlar çıkartabiliyor. Atlama problemi giderilmiş. Paslar, koşular daha bir gerçekçi. Uzaktan şutlar pek az gol oluyor. Kalecileri de iyi yapmışlar sanki.

Şampiyonlar Ligi modu çok iyi bence. Resmi videoyla açılıyor zaten. Resmi müzikler de leziz olmuş.

Tek kişilik mod da hoş ama ciddi zorlu. Sabır gerekiyor bir miktar veya en kolayda başlayacaksınız.

Oyun 14 Ekim'de çıkıyor. Kaçırmayın bence.

Read more...

Bayram çocukları, kandil çocukları



Ben hiç bayramda çıkıp şeker toplamadım. Yakınları ziyaretimizde harçlık toplamışlığım vardır elbet ama sokak sokak, ev ev gezmedim hiç. Annem izin vermezdi ve bence haklı bir telaştı bu. Ben de çocuğumu sokaklara salıp akşama kadar dolaştırmam.
Daha önce İzmir'de ve İstanbul Reşitpaşa'da otururken veletler bayram günleri kapıya gelir, şeker verir gönderirdik. Çeliktepe'ye taşındım ve yeni yeni gelenekler öğrendim. Çocuklar burada kandillerde de kapıya dayanıyorlar. Alacaklı misali. Kandilde evde şeker de olmuyor. Veletlere zaten şeker verdin mi sayıyorlar. Genelde şöyle bir diyalog geçiyor aramızda.
Velet: Kandiliniz mübarek olsun. (Uzatarak şımarıkça söyleme)
Ben: Ne kandili. Bayrama daha çok var. Sizin de kutlu olsun.
Velet: Teşekkürler amca(Yuh ne amcası, sadece 27. Ama ama)
Ben: (Kapıyı sertçe kapatıp bu düzene küfrü basarım. Bir daha da kapı açarsam diyerek.)

Read more...

Dalya dediğin

Haber edeyim dedim. Trailerphilia 100 filmi geçti. Önümüzdeki senenin en bomba filmlerinin fragmanlarını da izleyebilirsiniz.
Orbisnova'da ise 200 başlığı geçmişim. Yaklaşık 8000 kişi gelmiş gitmiş. Ziyaret eden, katkıda bulunan ve paylaşan herkese çok teşekkür ederim.

Read more...

İzleyiciler

  © Blogger template Cumulus by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP