27 Şubat 2009 Cuma

Dördüncü Bölüm


Read more...

26 Şubat 2009 Perşembe

İnsaniyet


Hollanda'da yaşanan kazada ölenlerin isimlerini hala bilmiyoruz.

Bazıları bunun çok kötü bir şey olduğunu düşünebilir. Nasıl bir beceriksizlik haber önemsiz kaldı diyebilir. Ama habere değil insana önem veren bir ülkede bu tip bir gelişme gayet normal aslında.

Ailelerine ve yakınlarına haber verilmeden hiçbir kişinin ismini vermeyeceğiz diyordu Hollandalı yetkili. Onlar yas tutan geride kalanlara önem verirken bizim basınımız hala kelle niceliği ve niteliği peşinde koşmaya devam ediyor. Büyük ihtimal isimleri ilk bulana ödül vaatleri verilmiştir.

Bizim bakanımız ve genel müdürümüz rahatça çıkıp ölüm yok diyebiliyorlar. Yalan ve yanlışları 9 ailenin umutlarını söndürdü, hayatı onlara zindan etti. Hala bugün yüzsüzce çıkıp söylediklerini savunuyorlar. Biraz Hollanda'dan ders almaları gerekiyor. İstifa şu an için en iyi kurtuluş yolu sizin için Sayın Yıldırım. Soyadınızdan tren ismi yarattırıp sonra yarım ağızla itiraz edeceğinize ağzınızdan çıkanı kulağınızın duyması için bir yöntem geliştirin lütfen.

Ben sizi affetmeyeceğim. Umarım o 9 aile affeder.

Read more...

25 Şubat 2009 Çarşamba


Wishlist








Read more...

24 Şubat 2009 Salı

Berbere gidiyorum gittiğim bir önceki berberi kötülüyor.

Bir yorumcuyla konuşuyorum diğer yorumcuyu kötülüyor.

Bir catering firması diğerlerini kötülüyor.

Her çadır firması en iyisi biziz deyip diğerlerini kötülüyor.

Her organizasyon şirketi en iyi organizasyonu biz yaparız diyor.

İşlevsel bir internet sitesi görüyorum. İşlevi net. Bir ürünü tanıtmak ve bunu başarıyor. Bir kanaat lideri sallıyor siteye ardından onlarca eleştiri.

Eleştiri iyidir güzeldir. Ama bizim ülkede iş artık eleştiriden çıkıp başka bir hal almış vaziyette. Afedersiniz ama bu bokçulukla bizden hiçbir şey olmaz. Danimarka örneği vereyim size bir kez daha. Bir berbere gidip saçlarınızı kestirirken o berber başka bir berberin işine zarar veren yorumlar yaparsa şikayet halinde hakkında dava açılabilir. Zaten o koltukta oturan da sen ne diyorsun diye bir sorar ve büyük ihtimal yerinden kalkıp terkeder.

Herkes para kazanmalı bu alemde. Ama birilerini kötüleyerek kendinizi iyi gösteremeyeceğinizi unutmayın ve bırakın işiniz konuşsun siz değil.

Read more...

23 Şubat 2009 Pazartesi

Yaklaşık 15 gündür ihmal hallerindeyim biliyorum. Özürler dilerim.

Bunun sebebi aldığım bir iştir. Onu yetiştirmek için 10 gündür geceleri soru yazıyorum. Gündüz malum iş yoğunluğu. Bir de gördüğünüz üzere televidyon'da Kirli Sepeti'ne başladık. Görüşlerinizi önerilerinizi yazarsanız çok sevinirim.

Jamie Oliver'a hayranım. Bazı tarifleri gerçekten efsane. Size son gördüğüm olayından kısaca bahsedeyim. Közde mısır yapılır. Bir tabağa tereyağı konur. Mısısr sıcak sıcak tereyağı üzerinde döndürülerek yağlanır. Ardından bir başka kaba parmesan rendelenir. Parmesan tabağın içine konur. Mısır bu kez de parmesan üzerinde döndürülür. Alın size bardakta mısır a la ingles:).


Neurotic Genius of Dutch Football futbol üzerine yazılmış en iyi kitap olabilir mi? Gerçekten çok iyi. Simon Kuper filan hikaye geldi bana öyle diyeyim size.


Bu hafta Kirli Sepeti'nde Açık Pozisyon adında bir kitap hediye edeceğiz. Türkiye'de piyasaların son 20 yılını müthiş yazılmış bir kitaptan okumak isterseniz kesinlikle alın. Sadece eğlencesi bile yeter. Bir de ağlanacak halimize güldürmesi.

Söz daha fazla yazacağım. Yoğun günlerim biraz olsun hafifleyecek inşallah.

Read more...

20 Şubat 2009 Cuma

Üçüncü Bölüm - Konuk Aceto Balsamico


Read more...

19 Şubat 2009 Perşembe

İkinci Bölüm

Read more...

11 Şubat 2009 Çarşamba

İlk Program

Read more...

9 Şubat 2009 Pazartesi


Çeliktepe'de copyright sorunsalı


Çeliktepe'den yenice açılmış bir dükkan. İçeride ben pide ve poğaçadan başka birşey görmesem de kebapçı olduğu iddia ediliyor. Logosu da Chicago Bulls'dan çakma. Oldu mu sana Türk işi başarı öyküsü.

Read more...

Reçel Anneler


Zeynep Dizdar reçel yapıp çocuk okutan iyilik meleği reçel anneler için söylüyor. 

Sabah programlarından bir enstantane. 


Read more...

7 Şubat 2009 Cumartesi

Youtube ve Moderasyon

Friendfeed'de Fatih Turan'ın bir yorumu üzerine bu yazıyı yazıyorum. Yorum şöyle:

"Youtube'daki yorumları gördünüz mü? Adamlara ne kadar da sıradan geliyor sövmek. =D Her lafın sonunda bi sövme var. Ayıp ya..."

Sonuna kadar katıldığım bu yorum aklıma bir şey getirdi.

Hemen hemen her site moderasyonlu yorumlama yapmaya izin veriyor. Youtube'da neden bu yok?

İngilizce moderasyon olabilir ama Türkçe veya başka dillerde olması gereklidir.

Yorumlar şikayet edilebiliyor ama kim uğraşır?

Youtube'un bunu cidden planlarına koyması ve uygulaması gerekiyor. İnsan kılıklı mahlukların yorum diye yazdıkları küfürler insanlara bıkkınlık verdi. Bu mahluklar Youtube gibi son on yılın en büyük işlerinden birisinin kalitesini düşürüyor. 

Youtube hissedarlarına üye sayısını gösterip hava atıyor olabilir ama nicelikten çok niteliğin önem kazandığı bir çağ geliyor. Hazırlıksız olan bir anda silinip gider ve web çöplüğü böyle çok örnekle dolu.


Read more...

6 Şubat 2009 Cuma


INC. Dergisi






Maya Medya tarafından çıkarılan Inc. dergisi ABD orijinli bir dergi. 1979 yılında ilk sayısı çıkmış. Kurucusu Bernie Goldhirsh.



Goldhirsh ilk olarak Sail dergisini kurmuş ve 10 milyon dolara sattıktan sonra INC.'i çıkarmış. INC. Incorporation kelimesinin kısaltması. Kurulum aşamasındaki şirket girişim anlamına geliyor. Dergi de tamamen girişimcilik üzerine.



Türkiye'de üçüncü sayısı çıktı. Belli bir tempoyu yakaladılar. İnternet girişimlerine biraz daha yer verseler çok daha iyi olacaklar.



Benim gibi başarı hikayeleri okumaktan zevk alıyorsanız Inc. tam sizlik bir dergi.



Türkiye edisyonunun başarısını tam olarak ABD edisyonuyla karşılaştırdıktan sonra söylemek lazım aslında.



Ben bir de Fast Company ve Wired'ın Türkçe edisyonlarını istiyorum. Tek sebebim ise yabancı edisyonların fiyatının çok uçuk olması.

Read more...

Son Bir Hafta

-Öncelikle özürlerle başlamam lazım. Blogla ilgilenemedim ama UEFA ziyareti ve kendi işlerim fazlasıyla vaktimi aldı. Bilgisayarın başında oturma fırsatı bulamadım desem yeridir. 

-UEFA ziyaretiyle başlayalım. Çok verimli geçti. Planlar son aşamaya getirildi. Anlaşmalar yapılıyor ve inşaat çalışmaları en kısa sürede başlayacak ve son 20 gün deli bir hızla devam edecek. 

-Heyecanlandırıcı bir blog açma teklifi aldım. Ve bu kez para kazanacağım. Yakında detayları sizinle paylaşırım. 

-Televidyon.com'u ne kadar sevdiğimi söylemiştim daha önce. Orada bir programım olacak. ilk çekimi dün yaptık. Yayınlandığında burada sizlerle paylaşacağım. Programın adı Kirli Sepeti olacak ve zaman zaman burada paylaştığım hoşuma giden şeyleri orada Hasan Yalçın'la birlikte tartışacağız. 

-TamSaha'nın yeni sayısında Serdar Kuzuloğlu röportajı var. Okumanızı tavsiye ederim. 

-Gripten hala kurtulamadım. Kendimi iyi hissediyorum ama burnum akıyor ve boğazlarım dolu dolu böyle. 

-HemVarımHemYokum sitesi en hızlı gelişen sitem oldu. Her program özeti sonrası 200 kişi siteye giriyor. Var Mısın Yok Musun'da yarışmak ve bir ev parası kazanmak istiyorum. Evet başvurdum.

-Krizdeyiz efsane bir program. 7,5 liraya 8 kişilik yemek yapan tipler var. 

-Yemekteyiz'de inanılmaz bir kadın var. Herhalde TV tarihinin en itici insanı. 

-UEFA.com'la ilgili güzel gelişmeler bekliyorum. Olunca sizlerle paylaşacağım



Read more...

2 Şubat 2009 Pazartesi


Çakma Montblanc



Montblanc kalemlerin hayranı çoktu. Tuzlu fiyatıyla önemli bir prestij simgesi olarak görülür. Bir Rolex saat, Moleskine defter, Svarowski mücevher gibi. 

Her prestij simgesinde olduğu gibi Montblanc'ın da taklitleri dört bir yanda.

Bunun Türkiye'deki membağı ise Kapalıçarşı. Aslında Tahtakale'de el altında da bol bol bulabilirsiniz. 

Kapalıçarşı'nın ara sokaklarında saatçilere biraz dikkatlice baktığınızda pek çok model Montblanc kalem de görürsünüz. Hepsi çakma olsa da orijinale çok yakın ve normale göre çok ucuz. 500 dolarlık bir kalemi 50 TL'den satışa çıkartıyorlar ve pazarlıkla 20 TL'ye indiriyorsunuz. 

Dükkan sahibi yemin ediyor bana gelişi 18 TL diye ama ben çok inanmıyorum. 

Bu arada Kapalıçarşı'da alınacak daha çok şeyler var. Örneğin uygun fiyata el yapımı oyuncak satan bir dükkan gördüm. Çok sayıda saatçi mevcut. Çakma kotlar, tshirler, elbiselerde Kapalıçarşı'nın olmazsa olmazları.

Vakit bulursanız gidip gezmenizi şiddetle tavsiye ederim. 


Read more...

1 Şubat 2009 Pazar

Earth TV

Sabahtan akşama kadar izleyebileceğim bir TV kanalı olsaydı bu Earth TV olurdu. 

Show Plus'ta saat başı yayınlanan Earth TV görüntüleri gerçekten muazzam. 

Canlı kamera bağlantısıyla dünyanın çeşitli şehirlerinden anlık görüntüler gösteren bu kanal çok yaratıcı bir iş öncelikle.

Kameralar yüksek çözünürlüklü olduğu için görüntü çok net geliyor ve trafik kamerası gibi düşük çözünürlüklü bir görüntü görmüyorsunuz.

Eğer o an gösterilen yer daha önce gittiğiniz veya bildiğiniz bir yerse içiniz bir hoş olabiliyor.

Geçen gün açtığımda Kopenhag'ı gösterdiler. Sonrasında ise Frankfurt'u. Çok hoşuma gitti. Önceki gün annemlerle seyrederken ise annemlerin oturdukları İzmir'i göstermeleri müthiş oldu. 

Earth TV çok harika bir kanal ve hiç gidemeyeceğiniz yerlerin görüntülerini 1 dakika boyunca sizin evinize taşıyor. Bir ton saçmalığın yer aldığı televizyonda güzel şeyler de çıkıyor arada bir. Earth TV kesinlikle bunlardan birisi.

Buraya tıklayarak sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Az önce açtım ve Kiev'de kaldığımız oteli gördüm. İnanılmaz cidden.

Read more...

İzleyiciler

  © Blogger template Cumulus by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP